Advert
"Kurban Bayramında kurban kesmek kadar daha faziletli bir ibadet yoktur"
İlahiyatçı Profesör Doktor Abdülaziz Beki, Kurban Bayramında kurban kesmek kadar daha faziletli bir ibadet olmadığını söyledi.

Bingöl Üniversitesinden emekli İlahiyatçı Profesör Doktor Abdülaziz Beki kurban ibadetiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kurban yakınlaşma, yakınlaştırmak anlamlarına geldiğini belirten Beki, Kurbanın kulu Allah'a yaklaştıran bir amel olduğunu söyledi.

Beki,  "Kurban’ın kulu Allah'a yaklaştıran bir ameldir. Kurban, Adem aleyhisselâmın oğulları arasından başlayarak halen devam eden önemli bir mesele. Malum Habil ile Kabil arasındaki bir kurban hadisesi vardır.  Cenabı Hak Habil’in kabul etti, Kabil’in kabul etmedi. Ona göre hüküm icra edildi. Cenabı Allah ayet-i kerimede, ‘Kurbanların, etleri ve kanları Cenabı Allah'a ulaşmaz, takvanız ulaşır’ buyuruyor. Her emirde olduğu gibi bizim bildiğimiz kurbanda da kurbanın ne kanı, eti nede başka şeyleri Allah’a yaklaştırmaz. İnsanı Allah’a yaklaştıran itaatidir, yani takvasıdır. Allah’ın dediğini yapmak. Yoksa haşa kurbanın kanından, etinden ve diğer şeylerinden Cenabı Hak istifade etmez, istifade ettiği şey nedir? Kulların Allah’a kulluk etmeleridir.  Bunun için Kurban’ın İslam dinindeki yeri çok büyüktür." diye konuştu.

"Gençlerimizi İsmail gibi yetiştirmeliyiz"

Kurban hicretten sonra icra edilmeye başlandığını söyleyen Beki, İbrahim aleyhisselâmın ve oğlu İsmail Aleyhisselâmın kurban hadisesindeki tavırlarını dile getirerek şunları söyledi:

"İbrahim aleyhisselâm ‘Allah bana erkek evlat verirse onu Allah yolunda kurban edeceğim.’ Ve Cenabı Hak ona İsmail aleyhisselâm nasip etmişti. İbrahim Aleyhisselâm, İsmail aleyhisselâma kurban etme durumu söyleyince, o da ‘Allah nasıl emir etmişse gereğini yap’ demişti. Bu hadisede, Cenabı Hakkın emrine ve o emri ileten tebliğ makamına da mutlak itaat etmek vardır. İsmail’in itaati ve teslimiyeti bizlere örnektir.  Yani evlatlarımızı ve gençlerimizi İsmail gibi yetiştirmeliyiz. İsmail nasıl ki kendi hayatını feda etmekte tereddüt etmemiştir. Babasına itaat etmiştir. Bu kurban olayında da ve Kurban Bayramında da en önemli olan ve günü simgeleyen sembol kurbandır hakikat noktasında."

"Kurbanlık bir ubudiyettir"

 "Kurban Bayramında Allah için kesilen bir kurbandan Allah katında daha makbul daha memnun edici bir ibadet yoktur" Hadisi Şerif-i hatırlatan Beki,  "Buradaki durum kurban olayının manevi manalarını temsil ediyor. Yani namaz birtakım hareketlerden ibarettir. Burada Allah'a karşı saygıyı ifade ediyor. Dolayısıyla, Bizi Allah’a yaklaştıracak her amelin makbul, Bizi Allah’tan uzaklaştıracak hayat tarzı da merduttur. Ölçü kurbiyettir, yani kurbiyet ubudiyettir. Demek ki gerek bedeni ve gerek mali amellerin temelinde kurbiyet ki ubudiyet söz konusudur. Dolayısıyla kurbanlık bir ubudiyettir. Kurbanlık insanı Allah'a yaklaştırıyorsa kurban geçerlidir." İfadelerini kullandı.

Kurbanın fizik anlamda sağlam olması gerektiğini söyleyen Beki, "Kurban sağlam olacaktır. Kurban ibadeti temsil eden kurbanlık gözlerinden, kulağından, Ayağından bir şey eksik olmayacaktır. Yaşı itibariyle olgunlaşmış bir yaşa gelmiş olacak ki faydalı olsun." dedi.  

 "Kurban bayramında kurban kesmek kadar daha faziletli bir ibadet yoktur"

Gerçek manada kurban çok önemli manaları barındırdığını anlatan Beki,  "Kurban Cumhuru Ulemaya göre şer’i delili sünneti müekkettir. İmamı Azama göre de vaciptir. Peygamber Efendimiz,  ‘Bayram gününde kurban kesmekten daha faziletli, daha makbul bir ibadet yoktur.’ buyurmuştur. Kurban kesiyor ama namaz, oruç, hac ve zekât yok.  Bu kurban o kadar kaliteli olmaz. İslam hakikat noktasında bir bütündür, bir bütün olarak değerlendirilir kabul edilir." şeklinde konuştu.  

"Her vatandaşımıza kurban kesmesini tavsiye ediyoruz"

Maddi imkânı yerinde olanların kurban kesmeleri gerektiğini vurgulayan Beki, şunları kaydetti:

"Elimizden geldiği kadar kurbanları Allah rızası için kesmemiz lazım.  O zaman büyük bir nimet olur. Ölü için kesilen kurbanlığın eti, derisi fakir fukaraya dağıtılması gerekir. Sahibinin istifade etmesi manevidir. Fakat Hanbeli mezhebinde biraz daha farklıdır; gerekirse yiyebilir, yedirebilir yakınlarına ve dostlarına. Hali durumu yerinde olan ve kurban kesmeyen büyük bir sünneti terk etmiş olur.  Kurban kesen büyük bir sevap kazanıyor. Kesmezse manevi mükâfattan mahrum olur. Günah işlemiş oluyor diyemeyiz.  Fakat büyük bir nimetten kendini mahrum etmiş oluyor. Onun için bu niyetle, her vatandaşımıza kurban kesmesini tavsiye ediyoruz." (Nihat Kanat-İLKHA)



Kategori: Bingöl
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
-