Tesisinde elektrik olmayan kaz hayvanı üreticisi zor günler yaşıyor
Bingöl genelinde bir ilki gerçekleştiren girişimci genç Sezgin Artumlu, Sancak beldesi ovasında bin kaz yavrusu tesisi kurdu ama elektrik bağlanmazsa; yaptığı yatırım boşa gider diye endişeleniyor.
Tesisinde elektrik olmayan kaz hayvanı üreticisi zor günler yaşıyor

Sancak beldesinde kuaför işletmeciliği yapan 32 yaşındaki Sezgin Artumlu, çocukluğundan beri hayalindeki kanatlı hayvan çiftliğini kurmak için internette araştırmaya başladı. Yeni tip koronovirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında iş yeri kapanınca araştırmasını derinleştiren Artumlu, tavuk veya hindileri araştırırken Kaz dünyasıyla tanıştı.

Kaz yetiştiriciliği konusunda araştırmasını tamamlayan Artumlu, alın terini yatırımı dönüştürmek için saç sakal tıraşından biriktirdiği 110 bin lira ile babadan kalma Sancak ovasındaki arazide brandadan çiftliğini kurdu. Daha sonra tüyünden ve etinden istifade edilen kaz yetiştiriciliğini yapmak için Elazığ'dan getirdiği bin kaz yavrusuyla çocukluk hayalini gerçekleştirdi.

“Birçok kişi bu sektörden ekmek yiyecek”

Artumlu, uzun zamandır farklı birşeyler arayışında idim. Kanatlı hayvanlara olan merakım vardı, bin yavru kaz ile başladığı kaz üretimini yıllık 15 bine çıkarmayı hedeflediğini söyledi.

Artumlu, “Bu sektörde Bingöl genelinde kimse böyle bir girişimde bulunmamış, inşallah bu çiftliğimiz başarılı olursa, bu bölgede çok sayıda çiftlik kurulmuş olur”. Çocukluğundan beri kanatlı hayvanlara büyük ilgi duyduğunu anlatan Artumlu, "Kazların hikayesi, internetten dolaşırken Elazığ'ın Kovancılar ilçesinde Türkiye'nin en büyük kaz entegre tesisinin açıldığını görmemle başladı. Meraklı olduğum için biraz araştırdım, orayla irtibata geçtim. Acaba bizim bölgemizde kaz yetiştirilebilir mi diye. Uygun arazimiz vardı. Kanatlı hayvanlara ezelden beri bir merakım var. Buranın merası ve havasının da kaz yetiştiriciliğine ideal olduğunu öğrendikten sonra bu işi yapmaya karar verdim." ifadelerini kullandı.

“Tarım bu girişimlere destek olmalıdır”

Artumlu, özellikle gençlere ve yöre insanına örnek olabilmek amacıyla güzel bir entegre hayal ettiklerini, beldede bu işi geliştirmek ve büyütmek idealinde olduklarını belirtti.

Halen berberlik yaptığını, her iki işi birlikte yürüteceğini aktaran Artumlu, "Bu tür şeylere meraklı olduğum için girdim bu işe. İnşallah Allah bizi mahcup etmez. Ayrıca, Bingöl'de ilk kaz yetiştirme projesidir. Projeyi kendi imkânlarımla yaptım, Tarım il müdürlüğüne defalarca gittim, bu yeniliği yapacağım, destek istedim ama bu konuda hiçbir destek alamadım" dedi.

Artumlu, kazların ışığı sevdiğini, elektrik olmadığı için geceleri bu işi jeneratörle gidermeye çalıştıklarını, bunun için yetkililerden elektrik verilmesi konusunda destek beklediklerini sözlerine ekledi.

“Kaz çobanlığı büyükbaş hayvandan daha kolay”

Merada koyun keçi gibi otlayan kazların çobanlığını yapan Yusuf Kobulan da kazları gütmenin çok kolay olduğunu söyledi.

Kazları sabah meraya çıkarıp akşam barınağa getirdiğini dile getiren Kobulan, "Kaz çobanlığı yapmak çok rahat. Sabah altıda geliyoruz, suyunu değiştiriyoruz, akşam yemlerini hazırlıyoruz, altlarını temizliyoruz. Küçükbaş hayvanlar gibi merada otlatıyoruz. 'Geh geh' diye yüksek sesle bağırınca geliyorlar." diye konuştu.

İlk defa kaz çobanlığı yaptığını aktaran Kubulan, onlara alışmaya çalıştığını, onların da kendisini tanımaya ve çağrısına cevap vermeye başladıklarını anlattı.

Koçin: “Genç girişimcilerin önünü açmak lazım”

Tesis ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Sancak Belediye Başkanı Nusret Koçin ise beldede gençlerin bu işe girişmesinin il ve ülke ekonomisi için önemli olduğunu söyledi.

Bölgenin hayvancılığa uygun olduğunu belirterek kaz yetiştiriciliğinin Bingöl'de de teşvik kapsamına alınmasını isteyen Koçin, şöyle devam etti:

"Şu anda koronavirüs kriziyle bütün dünya boğuşurken Türkiye'nin gösterdiği başarı taktire şayandır. Virüsle mücadelede çok ciddi başarılar elde etti. Biz de bununla gurur duyuyoruz. Bunda sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi 'üretim' diyoruz. Üretim yapmak için de gençlerin önünü açmak teşvikleri ona göre yönlendirmek her yerde her yöreye uygun olabilecek ne varsa onların önünü açarak destekleyerek üretimi artırmaktan başka şansımız yok. Buranın rakımı 1550'dir. Rakım olarak bu işe uygun bir iklim olduğunu söylediler. Fikir aşamasından itibaren bu gençlere yardımcı oldum. İmkânlarımız ölçüsünde destek olmaya devam edeceğiz."

“Elektirk sorunu giderilmeli”

Kaz çifliğin hemen arkasında bulunan ve devlet desteği ile yaptırılan büyükbaş hayvan ahırı, iki yıl önce yapıldığını belirten Mehmet Balaman, “halkımız girişimcidir ama devletin bazı kurumlarında işimizi çözemiyoruz.” dedi.

Başvurmadığımız merci kalmadı, Vali, Milletvekili ve Bakanların sözü FEDAŞ’ı etkileyemedi. Biz burada üretim yapmaya çalışıyoruz, Elektrik gelmediği için sondajdan su alamıyoruz. Bahar aylarında su sorunu yok ama sonbahar da burada su sorunu oluyor. Artık diyecek bir söz kalmamıştır, yine de yetkililerimizden ricamız bir ana önce elektrik sorunumuzu çözmelerini bekliyoruz.” Şeklinde konuştu.(Haberci 12 Gazetesi)